Nisan, 2009 için Arşiv

29
Nis

3 SORU , 1 CEVAP

   Yazan: islamihayat   Kategori FIKIH, KUR'AN, İSLAM, İSLAMİHAYAT

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunları Şems-i Tebrîzî’ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanına gittiler. Şems-i Tebrîzî hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttiler, Şems-i Tebrîzî;
-Sorun! buyurdu.
İçlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı.
Sormaya başladı:
-Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalım.

Şems-i Tebrîzî hazretleri;

-Öbür sorunu da sor! buyurdu.
O;

-Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi? dedi.

Şems-i Tebrîzî;

-Peki öbürünü de sor! buyurdu.

O;

-Âhirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın! dedi.
 
Bunun üzerine Şems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânın kâdısına gidip, dâvâcı oldu.
Ve;

-Ben, soru sordum, o başıma kerpiç vurdu. dedi.

Şems-i Tebrîzî;

-Ben de sâdece cevap verdim. buyurdu.

Kâdı bu işin açıklamasını istedi. Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı:

- Efendim, bana Allahü teâlâyı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci, başının ağrısını göstersin de görelim.

O kimse şaşırarak;

- Ağrıyor ama gösteremem, dedi.
Şems-i Tebrîzî;

- İşte Allahü teâlâ da vardır, fakat görünmez. Yine bana, “şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini” sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Yine bana;”Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz.” dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?” buyurdu. 
Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düştü.

29
Nis

SARRAF BAĞIRMAZ

   Yazan: islamihayat   Kategori İSLAM, İSLAMİHAYAT

Siz hiçbir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? 

Kıymetli malı olanlar bağırmaz.

Domatesçi, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz.

Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz.

 

 
 
***
 
Bağırarak (bağırır gibi yazarak) tartışanları bir de bu gözle dinleyin (okuyun).
İnsan bağırırken düşünemez.
 
Düşünme yetisinden mahrum olanlar ise ise hep birileriyle kavga içindedir.
 
Sakın böyle biriyle tartışmaya girmeyin. Yoksa sizi izleyenler aranızdakı farkı anlamayabilir. :)

 

29
Nis

İYİLİĞİ ALLAH İÇİN YAP

   Yazan: islamihayat   Kategori İSLAM, İSLAMİHAYAT

İnsan vardır ;
İnançlıdır.
Uyumludur.
Barışçıdır.
Elde ettiğinden fazlasını başkası için de ister.
Bunun için,
Hep mutludur.
Huzurludur.
Örnek insandır.
Ölüp gitse de ;
Kalplerde özel yeri vardır.

İnsan vardır ;
İnkarcıdır.
Doyumsuzdur.
Takdir edilince hoşlanır,
Fakat takdir etme duygusundan yoksundur.
Nefsinde gurur,
İçinde hep “BEN” duygusu vardır.
Ve o “BEN” e mahkumdur.
İşinde ona mahkumdur.
Sözünde ona mahkumdur.
Sosyal ilişkilerinde ona mahkumdur.
Ona göre;
Hep kendi işi, davranışı doğrudur.
Hep kendi sözü doğrudur.
Hep kendi görüşü doğrudur.
Hep kendisi üstündür ..

İnsan vardır;
Kendini yaratanı tanısın,
O’nu ansın,
O’na şükretsin diye yaratıldığı halde..
O başkasını tanımakta,
Başkasını anmakta,
Başkasını saymakta,
Başkasına şükretmektedir!..
Neden mi ?
Çünkü;
İnkar duygusu nefse hoş gelir.
Karşı koyma ve başkaldırma dürtüsü,
Nefsi tatmin eder.
İçteki “ben” i kamçılar.
İyiliği unutmayı,
Bir özellik, bir ayrıcalık sayar…
Ulu yaratıcıya karşı bile
Şükretmeyi unutturur!..

Şu halde ;
“Ben” mahkumları arasında,
Kimseden teşekkür bekleme !..
Biri senin iyiliğine karşı kötülük yaparsa…
İyi anıları yakıp yok ederse …
Tüm iyilikleri unutursa;
Sakın şoka girme !..
Hayrete düşme !…
Unutma ki;
İyilik yaptığın için ;
Düşmanların çoğalabilir.
Seni çekemeyenler olabilir.
Hatta ;
Dışlanabilir,
Unutulabilirsin !..
Yine de gam yeme !..
Çünkü;
Bazen insan nankördür.

Hiçbir şey,
İyilik yapmana engel olmamalı …
Başkasını düşünmekten,
Hakkı söylemekten,
Seni alıkoymamalı …
Ümitsizliğe düşmeye,
Neden olmamalı …
Yapacaksan ;
İyiliği teşekkür için değil.
ALLAH için yap !..
Ve her zaman
Kazançlı sen ol !..
Unutma !..
Kindarın kini sana zarar veremez !..
Ve sen,
İyilik yapabildiğin için şükret !..
Şükret ki ;
Sen iyisin, o kötü !..
Şükret ki;
Sen doğru yoldasın, o yanlış yolda …
Şükret ki;
Sen mutlusun, o mutsuz !..

Kimseden Teşekkür Bekleme !..
Birine hediye ettiğin kalemle o,
Seni hicvedebilir, yerebilir,
Dayanması için verdiğin bastonla,
Senin başını yarabilir.
Öpmek için aldığı elini,
Hatta ısırabilir …

Zîra;

Aşağılık yaratık,
Kendini yaratana karşı,
Büyütene karşı,
Eğitene karşı..
Bu denli nankör olursa ;
Diğer varlıklara karşı,
Onun daha iyi olması beklenemez !..
Öyle ise ;
Yaptıkların için,
Yapacakların için,
Kimseden teşekkür bekleme !..
Ve bil ki ;
Her şeyi iyi bilen,
Her şeyi iyi değerlendiren,
Çok güçlü,
Çok yüce..
Bir yüce yaratıcı vardır !…
O, sana ve herkese yeter !…